ı
 
 
 
  » GÜNCEL HABERLER
ı
ı
HİNDİSTAN’DA DİNÎ VE SOSYAL HAYAT: VARANASİ ÖRNEĞİ
 » HİNDİSTAN’DA DİNÎ VE SOSYAL HAYAT: VARANASİ ÖRNEĞİ



Hindistan’da Dinî ve Sosyal Hayat: Varanasi Örneği

Arş. Gör. Cemil Kutlutürk*

1947’de bağımsızlığını kazan Hindistan, günümüzde 1 milyar 200 milyonu aşkın nüfusu ile Çin’den sonra dünyanın en kalabalık ikinci ülkesidir. Bu nüfusun yaklaşık % 75’ini Hindular, % 16,5’ini Müslümanlar, % 2,3’ünü Hıristiyanlar, % 2’sini Sihler, % 0,8’ini Budistler ve % 0,4’ünü Caynistler oluşturur.  Bu dinlerin yanı sıra Zerdüştlük ve Yahudilik dinlerine mensup kimseler de bulunur.

Hindistan’da din ve sosyal hayat birbirinin tamamlayıcısıdır. Bir kimsenin gündelik hayatını şekillendiren başlıca faktör din unsurudur. Hindular kendi dinî gelenek ve inançlarına büyük önem verirler. Bu anlamda son dönem Hindu düşünürü ve siyaset adamı S. Radhakrishnan, Hinduizm’i, Hinduların yaşam yolu olarak tanımlar. Ona göre Hindu dini belli bir grubun değil, bu topraklar üzerinde asırlarca yaşamış olan Hinduların oluştura geldikleri farklı inançların ve kültürel değerlerin toplamıdır. Kendi içinde pek çok farklı ibadet biçimi, inanç sistemi, tanrı tanrıça tasavvuru vb. unsurları barındıran Hinduizm, bunları harmonize edebilme özelliği sayesinde asırlarca varlığını sürdürebilmiş ve günümüzde dünyanın yaşayan en eski dinlerinden biri olma özelliğini kazanabilmiştir.

Dinler tarihi açısından oldukça zengin bir mirasa sahip olan Hindistan, Hint dinlerinin (Hinduizm, Budizm, Caynizm, Sihizm)  yanı sıra yaklaşık 250-300 milyon Müslüman nüfusu ile dünyanın en kalabalık Müslüman nüfusa sahip ikinci ülkesidir. Bununla birlikte Hint kökenli bir takım yeni dinî hareketlerin veya akımların temel öğreti ve uygulamalarının doğru anlaşılıp değerlendirilmesi için geleneksel Hint dinlerinin tanınmasına ihtiyaç vardır. Öte yandan önce Türk Delhi Sultanlığı (1206-1451) sonra Babür İmparatorluğu (1526-1858) ile uzun yıllar Müslüman yöneticilerin idaresinde kalmış olan bu bölge hem Türk kültür tarihi hem de İslam tarihi açısından oldukça önemlidir. Bu kültürlerin doğru tanımlanıp değerlendirilebilmesi için Hindistan bölgesinin siyasi ve kültürel tarihinin iyi bilinmesi gerekmektedir.

Bu çalışma iki başlık altında toplanmıştır. Birinci kısımda Varanasi’nin Hint dinleri açısından önemine değinilmiş, ikinci kısımda ise Varanasi örneği üzerinden Hindistan’ın dinî ve sosyal durumu hakkında genel bilgiler verilmiştir.

Birinci kısım;

Varanasi, Varuna ve Assi nehirleri arasında uzanan bölgeye verilen isimdir. Bu şehir aynı zamanda Banaras olarak da bilinir. “Bana” (hazır, mevcut) ve “ras” (özsu, su) sözcüklerinden oluşan Banaras, “yaşam özsuyunun daima hazır bulunduğu yer” anlamına gelir. Bu bölge özellikle Budist metinlerde Banaras veya Banrasi olarak yer alır.

Günümüzde Uttar Pradeş ve Bihar eyaletlerinin bulunduğu kuzeydoğu Hindistan, Hint dinleri açısından oldukça önemlidir. Budizm ve Caynizm gibi Hint kökenli dinler bu bölgelerde ortaya çıkmıştır. Utttar Pradeş eyaleti sınırları içinde yer alan Varanasi şehri özellikle Hindular için çok kutsaldır. Bu şehirde 3000 civarında Hindu, 3 Jaynist , 9 Budist ve 3 Sikh tapınağı ile yaklaşık 1400 cami, 12 kilise bulunur.

a)      Hindular için önemi:

Hinduların kutsal şehri olan Varanasi, Tanrı Şiva’nın merkezidir. Ayrıca kutsal Ganga’nın (Ganj) bu bölgede yer alması şehri önemli kılar. Hindular Ganj’ı aynı zamanda bir tanrıça olarak görür ve onun adına günlük tapınma törenleri düzenlenir. Ganj’da yıkanan Hindular günahlarından arındıklarına inanırlar. Bu nedenle senenin her mevsiminde Hindistan’ın pek çok bölgesinden milyonlarca Hindu Varanasi’ye gelerek Ganj’da yıkanır. Bu inancın yanı sıra özellikle Banaras de yaşayan Hindular bu şehirde ölmenin kişiyi kurtuluşa ulaştıracağına inanır. Bu nedenle koyu Hindular Varanasi şehri dışına çıkmayı pek uygun görmezler. Varanasi’de Ganj’ın yanı sıra, oldukça eski Hindu tapınakları bulunur. Sanskritçe’nin merkezi olarak görülen Varanasi’deki tapınaklarda yüzyıllardır okutulduğuna inanılan Sanskrit dersleri günümüzde de kısmi olarak devam eder.

Hindular için önemli olan kutsal metinlerden birisi Ramayana destanıdır. Halkın daha çok rağbet ettiği Ramayana versiyonu, Tülsidas (MS 16 yy) tarafından yazılan metindir. Tülsidas’ın Hintçe yazdığı bu eser, Varanasi’de kaleme alınmıştır. Bu yüzden Varanasi bütün Hindularca önemli bir merkez olarak görülür. Ramayana destanında yer alan Tanrı Rama, ideal bir yönetici, sadık bir eş, üstün bir kahramanı temsil eder. Onun eşi Sita, iffet, sadakat, vefa ve bağlılık timsalidir. Modern Hint edebiyatında Sita önemli bir kadın modelidir. Bu yüzden destan Hindular arasında oldukça popülerdir. 

b)      Budistler için önemi:

Varanasi'nin 13 km kuzeydoğusunda yer alan Sarnath, Gautama Buddha'nın Dharma’yı ilk defa öğretmeye başladığı ve Budist Sanghanın ortaya çıktığı yerdir. Burası; Lumbini, Bodh Gaya ve Kuşinagar ile birlikte Budistler için önemli dört hac merkezinden biridir.

Gautama, Bodh Gaya'da (Bihar) aydınlanmaya ulaştıktan sonra, eski arkadaşlarının Dharma’yı çabucak anlayacaklarını düşünerek Sarnath’a gelir. Sarnath’da arkadaşlarına Dört Yüce Hakikat üzerine öğretisini anlatınca, arkadaşları da aydınlanır. Böylelikle aydınlanmışlar topluluğu, “Sangha” kurulur. Buda'nın bu Dört Yüce Gerçek üzerine ilk vaazı “Dhammacakkappavattana Sutta” adıyla anılır. Budistlerin sığınak olarak nitelendirdiği üç sığınaktan biri olan Sangha (diğer ikisi Budda ve Dharma), ilk defa burada kurulmuştur. Daha sonra bu merkezin yanına Kral Aşoka tarafından Budistler için çok önemli olan Sutupa inşa edilmiştir. Günümüzde hâlâ varlığını koruyan bu yapılar ve tapınaklar, Budistlerce ziyaret edilmekte ve Budda’nın hatırası canlandırılmaktadır.

c)      Caynistler için önemi

Jaynizm’in ortaya çıktığı bölge Varanasi’nin de içinde yer aldığı kuzeydoğu Hindistan’dır. Jaynist öğretiye göre her bir zaman devrinde 24 trithankara gelir. Genelde dinin bozulduğu dönemlerde geldiğine inanılan trithankaralar Caynist öğretiyi tekrar canlandırır ve o dönemin şartlarına uygun olarak dinî pratikleri yeniden biçimlendirir. Caynizme göre ruhun doğal özelliklerinin açığa çıkmasını engelleyen karmalardır. Trithankar ise karmalardan kurtulan kimseye verilen addır.

24 trithankaradan yirmi üçüncüsü olan Parshavanath’ın Varanasi’de doğduğuna inanılır.  Son trithankar olan Mahavira’dan yaklaşık 250 yıl önce (MÖ 7 yy) yaşamış olduğuna inanılan Parshvanath’ın doğum yeri olan Varanasi, Caynistler için çok önemli merkezlerin başında gelir. Burada bulunan ve yirmi üçüncü trithankaraya atfedilen tapınak, pek çok Caynist tarafından ziyaret edilir.  

d)      Sihler için önemi

Sihler, Hindistan nüfusunun %2 sini oluşturmalarına rağmen ülkede siyasetten ekonomiye, askerî alandan sivil hayata kadar her alanda çok güçlü ve etkindirler. Askerî ve sivil alanda çok iyi temsil edilmeleri bu güçlerini artırmaktadır. Yine maddi destekleri Hindistan’ın en verimli tarım arazilerinin bulunduğu Doğu Penjap bölgesinde ağırlıklı olarak bulunmalarından kaynaklanır.

Hinduların kutsal şehri Banaras, eski dönemden beri Sihler için de en önemli merkezlerden biri olmuştur. Sanskrit öğretinin merkezi olan bu şehre 10. Guru, Guru Gobind Singh, 5 Sih’ i (Ganda Singh, Karam Singh, Sena Singh, Vir Singh ve Ram Singh), 1688’de Sanskrit öğrenmek ve çalışmak üzere göndermiştir. Bunların gelmesini müteakiben, Nirmala Sihler tarafından Varanasi’de pek çok Sanskrit çalışma ve teoloji merkezleri kurulmuştur. Şehre ilk gelen 5 Sih’in yaşadığı kabul edilen tapınağın yanı sıra Sihler için tarihi öneme sahip pek çok merkez bulunmaktadır.

İkinci kısım;

Hinduların ağırlıklı olarak yaşadıkları Varanasi’de din ve sosyal hayat iç içedir. Hinduların gündelik hayatını şekillendiren başlıca unsur din faktörüdür.  Dinî hayatı oluşturan en önemli öğe ise tanrı veya tanrıçalara tapınma törenleridir. Tanrı Şiva ve Vişnu’nun çok farklı biçimleri ve sayısız isimleri vardır ve bunlara ibadet etmek çok yaygındır.  Yaratıcı Tanrı olan Brahma ise şu anda sadece mitolojide geçer ve modern Hindistan’da bu tanrıya pek ibadet edilmez. Ancak Brahma’nın yerini alan ve onun dişil formu (eşi) olarak görülen Şakti veya Saraswati’ye ibadet oldukça yaygındır.

Bunun yanı sıra önemli festivaller, dinî zaman dilimleri olan tanrısal varlıkların doğum günleri, guru veya önemli din adamlarının anısına kutlanır. Örneğin, Chaitra Navratri (Mart-Nisan) ayının 9. uncu günü kutlanan “Ram Navami” bayramı, Tanrı Rama’nın doğum günü olarak kutlanır. Yine Sravana (Ağustos-Eylül) ayının 23. gecesi kutlanan “Krişna Janmastami”,  Tanrı Vişnu’nun sekizinci avatarı kabul edilen Krişna’nın doğum günü anısına kutlanır.

Varanasi örneği altında Hindistan’ın dinî ve sosyal durumu ile ilgili ele alınması gerekli olan bir başka konu ise kast sistemidir. Günümüzde özellikle Hindistan’ın iç kesimlerinde ve kırsal bölgelerde kast sisteminin hâlâ varlığını sürdürdüğünü söylemek mümkündür. Üst kasta mensup bir Hindu’nun kendisinden daha alt kastta yer alan bir kimsenin yaşadığı sokağa girmekten çekinmesi, onunla temasa geçmekten kaçınması, aynı evde misafir olarak dahi kalmaması gibi örnekler bu sosyal olgunun hâlâ devam ettiğini göstermektedir. Hindular arasındaki sınıf farkı ayrımına evlenme durumlarında da rastlanır. Ayrı kasta mensup kimselerin evlenmelerine izin verilmez. Özellikle kırsal kesimlerde bu kuralın hâlâ katı bir biçimde devam ettirilmesi beraberinde bir takım problemleri de getirmektedir.

Hindistan’da “Drahoma” denilen ve evlenme durumunda kızın ailesin tarafından damat ve damadın ailesine verilmesi gerekli olan para veya malları ifade eden bu uygulama, özellikle kızların toplumdaki statülerini olumsuz yönde etkilemektedir. Çeyiz masraflarının ve Drahoma uygulamasının verdiği maddi yük nedeni ile Hindular genelde kız çocuğa sahibi olmak istemezler. Günümüzde bazı ailelerde kız çocuğu bir yük olarak görülür. Bu sorunla birlikte, günümüzde özellikle Hindistan’ın iç kesimlerinde kız çocuk cenininin kürtajla alınması artmıştır. Buna rağmen şehirde yaşayan birçok modern Hindular arasında, kız çocuklarının, ebeveynleri yaşlandığı zaman onlara bakacağı düşüncesi, gittikçe artmaktadır. Hindistan’da örgütlenen bazı kuruluşlar, kızlar arasında okuryazarlık oranını artırmaya yönelik çalışmalar ve aileleri bu konularda bilgilendirmeye yönelik etkinlikler düzenleyerek bu sorunu en az indirmeye çalışmaktadır. Ancak bu konuda çok ciddi bir ilerleme kaydedildiğini söylemek henüz mümkün gözükmemektedir.

Hindistan’da dinî ve sosyal hayat ile ilgili değinilmesi gerekli olan bir başka konu da ölü yakma törenleridir. Özellikle kutsal Ganj nehrinin Varanasi’de bulunması bu bölgedeki cenaze yakma törenlerini daha da önemli hale getirmiştir. Çünkü Hindu inancına göre Ganj’ın kenarında ölmek ve cenaze küllerini bu nehre savurmak, ölen kimsenin hem kurtuluşu hem de bir sonraki bedene daha çabuk geçmesi adına oldukça önemli bir basamaktır. Bu nedenle yakın bölgelerden pek çok Hindu ölümlerine yakın zaman dilimlerinde Varanasi’ye gelerek veya getirilerek Ganj’ın kenarında ölümü beklerler. Hindistan’ın genelince cenaze yakma işlemleri ırmak kenarlarında yapılır. Ölü yakma işlemi odunla veya fırınlarda yapılır. Ancak özellikle günümüzde odunla yakma işlemi oldukça külfetli olduğundan maddi durumu iyi olmayan pek çok Hindu fırınlarda cenazelerini yakarlar.  Bütün Hindular ölen kimselerin cesetlerini yakmakla birlikte, hakiki din adamlarının (Brahmanlar), doğum sırasında ölen kadınların ve erken yaşta ölen çocukların cesetleri yakılmaz. Çünkü inanca göre bu kimseler masumdur. Bu şekilde ölmüş kimselerin cesetleri Ganj nehrine atılır.

Hindistan’ın dinî ve sosyal hayatını ilgilendiren önemli bir husus da Müslümanların durumudur. Hindistan nüfusu içinde Müslümanlar, önemli bir kısmı oluşturur. Özellikle alt kasta mensup Hindular, sosyal sınıf farkından kaynaklanan problemler nedeniyle İslam’ı tercih etmekte ve bu durum Hindistan’daki Müslüman nüfusu her geçen gün artırmaktadır. Dolayısıyla Hindu Müslüman ilişkileri, Müslümanların Hint toplumundaki yeri, Hint Müslümanlığı gibi konuların doğru ve sağlıklı bir biçimde anlaşılabilmesi Hindistan coğrafyasının tanınmasına ve bu alana yönelik çalışmaların artırılmasına bağlıdır.

Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dünya Dinleri Bölümü

 

       

       

       

       

       
Ekleme Tarihi : 29.05.2012  

ı